Arter'deki Güncel Sergiler...

Bill Fontana: İo’nun Yeni Sesi

4 Aralık 2022'ye kadar

1947’de Cleveland’da dünyaya gelen ve çalışmalarını San Francisco’da sürdüren Bill Fontana, kariyerine besteci olarak başlamış ve kırk yılı aşkın bir süreyi kapsayan sanatsal üretimi boyunca, gündelik hayatımızı çevreleyen gizli müziğin çarpıcı yollarla dikkatimizi çekmesini sağlayarak inceliklerini açığa çıkarmıştır. Fontana’nın müzik üretiminin bir yolu olarak dinleme eylemini öne çıkaran yerleştirmeleri, görsel ve mîmâri ortamlara dair algılarımızla etkileşime geçmek ve onları dönüştürmek için sesi “heykelsi” bir mecra olarak kullanır. Arter’in Bill Fontana’ya özel olarak sipariş ettiği çok ekranlı ve çok kanallı yerleştirmesi İo’nun Yeni Sesi, sanatçının Türkiye’deki ilk kişisel sergisi olmasının yanı sıra bir sesin “ürettiği” imaja ve bir imajın “yarattığı” sese yönelik araştırmalarına odaklanan Acoustical Visions [Akustik Görüntüler] başlıklı serisine de önemli bir ekleme niteliği taşır.

 

OyunBu

9 Nisan 2023'e kadar

 

 

OyunBu başlıklı grup sergisi, Arter Koleksiyonu’ndan seçilen yapıtları çocukluk ve oyun kavramları etrafında bir araya getiriyor. Sergi, oyunun özgürleştiriciliğini, gerçekliği askıya alıp yeniden kurgulayışındaki kural tanımazlığını, gündelik olanın dışına taşma ve tamamen kendine ait bir düzen ve anlam üretme şekillerini, sanat yapıtları ve bu yapıtların sunduğu deneyimler bağlamında araştırmayı hedefliyor. Sanatın oyun kurucu niteliklerini oyun bozucu yanlarıyla birlikte ele alan OyunBu, rekabet, gerilim, şans, taklit, ritüel, sihir, esrime ve haz gibi kavramların izini sürerken hem yetişkinler hem de çocuklar için aslında kazananı olmayan ya da herkesin kazandığı bir oyun alanı açıyor.

 

Locus Solus

31 Aralık 2022'ye kadar

 

 

Locus Solus, merkezine aldığı “doğa” fikrini olgular, kurgular ve duygular perspektifinden irdelemeyi amaçlıyor. Doğa ile kültürün birbirlerine nüfuz etme ve birbirlerini etkileme biçimleriyle ilgilenen sergi, aynı zamanda organik süreçler ve doğal ortamlarla insan eylemliliği ve insan elinden çıkma yapılar arasındaki kesişim alanlarını inceliyor. Sergide ilişkisel bir kavram olarak ele alınan “doğa”, yerler ile insan ve insan-olmayan varlıklar arasındaki geniş bağlantılar ağı üzerine yeniden düşünme imkânı tanıyor. Ortak anlatıların, ritüellerin, kolektif bilinçdışının ve bireysel deneyimlerin şekillendirdiği çok katmanlı bir inşa olan bu doğa fikri, aynı zamanda insani korkuları ve arzuları da yansıtıyor. Sergide yer alan yapıtlar, genel olarak “doğa” adı altında işaret ettiğimiz yerler, varlıklar ve süreçlerle kurduğumuz çelişkili ilişkiyi açığa çıkarıyor; heterojen âlemler arasındaki karşılıklı etkileşimi sahneye koyarak gerek maddi gerekse gayrimaddi bileşenleri birbirine bağlı bir ağ formüle ediyor. Bu ilişkiler ağında geçmiş geleceği yansıtıyor, gerçeklik fantezide ifadesini buluyor, maddi olan metafizik olana bağlanıyor, görünebilen görünemeyeni yankılıyor, var olan yitip gitmiş olanın hafızasını taşıyor ve gelmekte olanı öngörüyor. Locus Solus her şeyden önce, doğanın bizim dışımızda var olan, gelişen ve yok olan şeylerin ve varlıkların bir kataloğundan ibaret olmadığının farkındalığı ve doğanın doğallığının artık verili sayılamayacağı kanaati üzerine temelleniyor.

 

 

Ahmet Doğu İpek: Başımızda Siyahtan Bir Hâle

29 Ocak 2023'e kadar

 

 

Başımızda Siyahtan Bir Hâle, Ahmet Doğu İpek’in 2020–2022 yılları arasında farklı mecraları kullanarak bu sergi bağlamında ürettiği eserleri bir araya getiriyor. Kum fırtınası, yanardağ patlaması, heyelan ve güneş tutulması gibi doğa olaylarından yola çıkan resimler, çizimler, yerleştirmeler ve video eserler, insan ölçeğini aşan görkemli varoluşlarıyla hem büyüleyici hem de ürkütücü bir nitelik üstlenen bu fenomenleri soyut bir dille yorumluyor.

 

 

Koyun Koyuna

29 Ocak 2023'e kadar

 

 

Koyun Koyuna başlıklı grup sergisinde yer alan yapıtlar uyku temasıyla bağlantılı mahremiyet ve paylaşım, birey ve topluluk, kucaklanma ve kısıtlanma, direniş ve teslimiyet, ilerleme ve tekrar gibi kavramlar etrafında toplanıyor. Uykunun geçmişle ve bilinçdışıyla bağı, çağdaş sanat yapıtlarının yanı sıra daha erken tarihli temsiller ve arkeolojik nesneler yoluyla sergiye dahil ediliyor.