“Senin de Yaran, Rosa”

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 17 Eylül-20 Kasım 2022 tarihleri arasında düzenlenecek olan 17. İstanbul Bienali paralel etkinliklerinden biri olan, Pelin Uran’ın küratörlüğünü üstlendiği “Senin de Yaran, Rosa” başlıklı sergi 15 Eylül – 24 Ekim 2022 tarihleri arasında Kurtuluş Rum İlköğretim Okulu’nda ziyaretçileriyle buluşuyor. Sergi, yaralanabilir ve kırılgan hallerden doğan yeni olasılıkları hem keşfetmek hem de irdelemek için bu soruları ele alan sanatçıların işlerinden oluşan iki aşamalı bir sergi.

“Senin de Yaran, Rosa”, başlığını Romanya’da doğmuş olmasına rağmen II. Dünya Savaşı sonrası dönemdeki Alman şiirinin önde gelen temsilcilerinden Paul Celan’ın bir şiirinden alıyor. “Senin de yaran, Rosa” yaralanabilir ve kırılgan hallerden doğan yeni olasılıkları keşfetmek ve irdelemek için bu soruları ele alan sanatçıların işlerinden oluşan iki aşamalı bir sergi.

İlk aşaması Kurtuluş Rum İlköğretim Okulu’nda 15 Eylül-24 Ekim 2022 tarihleri arasında izleyiciye açık olacak olan serginin ikinci aşaması ise bir kitap. Sergide yer alan sanatçıların yazı pratiklerinden yola çıkarak Minerva Projects iş birliği ile yayına hazırlanan kitabın görsel tasarımını Ali Cindoruk gerçekleştiriyor. New York menşeili Minerva Projects, Ofset Matbaa tarafından basılacak kitabın dağıtımını da üstleniyor.

Kurtuluş Rum İlköğretim Okulu, Fotoğraf: Pınar Gediközer

Yerli ve yabancı sanatçıları bir araya getiren “Senin de Yaran, Rosa” sergisinde yer alan sanatçılar: Gregory Whitehead, Gordon Hall, Jang Minseung, Johanna Hedva (kitap), Lata Mani – Nicolas Grandi, Adelita Husni-Bey, Amal Kenawy, Alev Ersan, Gamze Hakverdi ve Özgür Demirci. Seçkide işleriyle yer alan yabancı sanatçılar aynı zamanda Türkiye’de ilk kez sanat severler karşısına çıkacak.

Pelin Uran, Fotoğraf: Pınar Gediközer

Pelin Uran’a göre bu sergi yaralanabilirliği bütün boyutlarıyla cisimleştirme iddiasında değil: yaralanabilirliği ele alan feminist teorinin belli açılarını vurguluyor daha çok: ilk olarak yaralanabilirliği ruhsal veya toplumsal travmanın bir sonucu olarak gören, psikanalizle şekillenen anlayış; ikincisi yaralanabilirliği cisimleşen öznenin ontolojik koşulu olarak gören fenomenolojik anlayış ve son olarak, eleştirel teoride siyasetin ürettiği özel bir koşul olarak yaralanabilirlik mefhumu.

Bu sergi şunu soruyor: Görsel sanatların görünürü algılama ve ifade etme biçimlerini değiştirme potansiyeli hassaslık, açıklık ve dolayısıyla farklı duyarlıklar uyandırabilen yaralanabilir hal ve özneleri keşfe çıkabilir mi? Etkileri ne kadar derine işleyebilir?

Sergiye ev sahipliği yapan Tatavla semti, ilk yerleşiminden itibaren bir Rum yerleşkesi olmuştur. ‘Tatavla Merkez Mektebi’ bugünkü adıyla ‘Kurtuluş Rum İlkokulu’nda eğitim 1887 yılında başlamış ve 2003 senesine kadar okul olma özelliğini korumuştur. O tarihten beri kullanılmayan yapı ait olduğu Aya Dimitri Vakfı’nın girişimleriyle renovasyon geçirmiştir.